Tematik harita hazırlayanların en sık yaptığı hata, toplam değerleri renkle göstermektir. “İllere göre trafik kazası sayısı” haritasında İstanbul, Ankara ve İzmir'in en koyu renkte çıkması şaşırtıcı değildir. Bu iller en çok kazanın olduğu yerler olduğu kadar, en çok insanın ve aracın bulunduğu yerlerdir de. Böyle bir harita aslında kaza riskini değil, büyük ölçüde nüfus dağılımını gösterir. Çözüm, veriyi normalleştirmektir.
Normalleştirme nedir?
Normalleştirme, bir sayıyı onu etkileyen “büyüklük” değişkenine bölerek karşılaştırılabilir hâle getirmektir. En sık kullanılan paydalar şunlardır:
- Nüfus: kişi başı gelir, 100 bin kişi başına hekim, bin kişide doğum (kaba doğum hızı).
- Alan: nüfus yoğunluğu (kişi/km²), km² başına yol uzunluğu.
- İlgili alt toplam: işsizlik oranı (işsiz ÷ işgücü), okullaşma oranı (okula giden ÷ okul çağındaki nüfus), tarım alanının toplam alana oranı.
Örnek: nüfus ve nüfus yoğunluğu
Yüzölçümü bakımından Türkiye'nin en büyük ili Konya'dır. Toplam nüfus haritasında Konya, kapladığı geniş alan ve yüksek nüfusu nedeniyle haritanın ortasında büyük ve koyu bir leke olarak görünür. Nüfus yoğunluğu haritasında ise tablo değişir. Konya'nın geniş alanı nedeniyle yoğunluğu ülke ortalamasının altındadır. Asıl koyu renkler Marmara kıyısında ve küçük yüzölçümlü, kalabalık illerde ortaya çıkar. İki harita da “doğru” veriden yapılmıştır. Ancak yalnızca ikincisi, renklerin alanın kendisiyle ilgili bir özelliği gösterdiği sağlıklı bir koroplet haritadır.
Hangi paydayı seçmeli?
Doğru payda, sorduğunuz soruya bağlıdır. “Nerede daha çok hastane yatağı var?” sorusu toplam sayıyı, “İnsanlar nerede hastane yatağına daha kolay ulaşıyor?” sorusu ise kişi başı değeri gerektirir. Kendinize şunu sorun: Bu ili büyük yapan şey (nüfusu, alanı) ortadan kalksa, geriye kalan fark beni ilgilendiriyor mu? Yanıt evetse normalleştirin.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta, payda ile payın aynı yıla ve aynı tanıma ait olmasıdır. 2023 kaza sayısını 2015 nüfusuna bölmek ya da kayıtlı araç sayısını yerleşik nüfusa bölmek gibi uyumsuzluklar hatalı sonuçlar doğurur. TÜİK'in yayımladığı hazır oran göstergeleri bu uyumu genellikle sağlar. Bu nedenle mümkün olduğunda hazır oranı kullanmak daha güvenlidir.
Küçük sayılar sorunu
Nüfusu az olan illerde oranlar yıldan yıla sert dalgalanabilir. Nüfusu 100 bin civarındaki bir ilde 10 olay, “100 bin kişide 10” anlamına gelir. Ertesi yıl olay sayısı 20'ye çıkarsa oran iki katına çıkar. Oysa bu değişim tesadüfi olabilir. Bu nedenle:
- Nadir olaylarda birkaç yılın ortalamasını kullanmayı düşünün.
- Haritanın yanında ham sayıları da bir tabloda verin.
- Uç değer gösteren küçük iller hakkında kesin yargılara varmadan önce zaman serisine bakın.
Ham sayıyı göstermek gerektiğinde
Bazen toplam değerin kendisi önemlidir: bir ürünün toplam üretim miktarı, toplam ihracat ya da toplam nüfus. Bu durumda renk yerine boyut kullanın. Her ilin üzerine, değeriyle orantılı büyüklükte bir daire yerleştiren oransal sembol haritası, toplamları alan yanılgısı olmadan gösterir. İsterseniz iki yöntemi birleştirebilirsiniz: renk bir oranı (örneğin kişi başı üretim), daire boyutu toplamı gösterir.
Batlamyus'ta pratik
Keşfet sayfasındaki göstergelerin çoğu zaten oran ya da yoğunluk olarak gelir. Kendi verinizle çalışıyorsanız oranı önce Excel ya da Google E-Tablolar'da ayrı bir sütun olarak hesaplayın (örneğin =B2/C2*100000). Ardından dosyayı Atölye'ye yükleyip haritayı bu sütuna göre renklendirin. Kendi tablonuzu nasıl bağlayacağınızı kendi verinizi haritaya bağlama rehberinde anlattık.
